Din kültürü ve ahlak bilgisi 3

 Ahlak

Ahlak, Arapça ‘hulk’ kelimesinin çoğuludur. Hulk kelimesi huy, yaratılış, seciye, adet, alışkanlık anlamlarına gelir. Terim olarak ise toplumu oluşturan bireylerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleridir. Aynı zamanda bu davranışların temelini araştıran bilgi dalına da ahlak denmektedir.

Ahlak, iyi ve kötüyü inceleyen, kaynağını da töre ve geleneklerden almayı amaç edinen bilim dalıdır. Ahlakın amacı, insanlara dünya ve ahiret mutluluğu kazandırmaktır. Ahlakın konusu insanın iyi ve kötü bütün davranışlarıdır. Yeryüzünde kültürsüz bir toplum olmadığı için, birlikte yaşayan insanlar bu tür değerlere sürekli muhtaçtırlar. Bu değerler toplumları ayakta tutan, ona ruh ve şekil veren değerlerdir.

İnsanlar düzeyleri ne olursa olsun toplum halinde yaşamak zorundadırlar. Çünkü doğal ihtiyaçlarını gidermek, ortak güvenliklerini sağlamak ve yaşamı daha anlamlı bir hale getirmek için işbirliği yapmaları gerekir. Bu işbirliğini sağlamak için, sosyal ilişki içerisine girerler. Bu ilişkilerin düzenli ve olumlu olması için bazı kurallara ihtiyaç vardır. Bu kuralları da insanlara din, ahlak ve hukuk sağlar. Hırsızlık yapmak dinde haram, ahlak bakımından kötü, hukuk bakımından da suç sayılır. Hem ahlak hem de dinin hedefi insan davranışlarını iyiye, güzele, doğru ve yararlı olana yönlendirmektir.

Bu, kaynağı büyük ölçüde din olan ahlakın toplum yaşamında oynadığı rolü göstermektedir. Dine dayanmayan ahlak anlayışlarının yaşaması zordur. Ahlakın en büyük dayanağı Allah’ın ahiret gününde insanları hesaba çekeceğine ve yaptıkları davranışlara göre ödül veya ceza vereceğine dair inançtır. Bu inancın manevi yaptırımları olmadan ahlaki ilkelerin işlemesi mümkün değildir. Dinî duyguların zayıfladığı yerde ahlakın da zayıfladığı görülmektedir. Maddî yaptırımlar insanları ahlaklı davranmaya zorlayamamaktadırlar. 
Her din, bir dünya görüşü yanında aynı zamanda bir ahlak anlayışı da getirmiştir. Büyük ilahi dinlerde bu açıkça görülmektedir. Bu dinlere inananların yaşantıları kendilerine özgü ahlak anlayışlarından etkilenerek şekillenmiştir. Çünkü hem dinler hem de ahlak anlayışları insanların neleri yapması ve nelerden de kaçınması gerektiğine ilişkin prensipler içerirler. İnsan, başkaları ile birlikte barış ve kardeşlik içinde yaşamayı ahlak ve dine önem vererek başarabilir.

İslam ahlakının temeli de İslam dinidir.İslamın iki önemli kaynağı olan Kur’anı Kerim ve Peygamberimizin sünneti islam ahlakının temelini oluşturur. Peygamberimizin hadislerinde “Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim” ve “sizin en hayırlınız ahlakı en güzel olanınızdır” buyurulmuştur.


Şu ayetler İslam’daki din-ahlak ilişkisini gösteren güzel örneklerdir;

“Doğrusu size Allah’tan bir nur ve apaçık bir Kitap gelmiştir. Allah, rızasını isteyenleri onunla mutluluk yollarına eriştirir ve onları izni ile karanlıklardan aydınlıklara çıkarır. Onları doğru yola iletir” (Maide 15-16)

“İşte bu Kur’an, indirdiğimiz feyz kaynağı bir kitaptır. Artık buna uyun ve kötülüklerden kaçının. Böylece esirgenmiş olursunuz.” (En'am 155)

Atatürk’ün de ahlak anlayışı ulusumuzun birlik ve beraberliğini sağlamlaştıracak ve geliştirecek doğrultudadır. O bir sözünde “Hiç bir ulus yoktur ki, ahlak temellerine dayanmadan yükselsin ” demiştir.

İnsan kişisel çıkarları ve bencilliği yüzünden, başkalarının haklarına saldırmaktan geri durmaz. Bu yüzden toplumsal yaşamın, düzenli bir şekilde sürmesi için, kişilerin aşırı arzu ve isteklerinin önüne geçecek, onu ölçülü ve dengeli bir duruma getirecek değerlere ihtiyaç vardır. Bu değerler ile insanın suç işlemesinin önüne geçilir ve iyiye yönlendirilir. Sonuç olarak din ve ahlak, insanlar arasında paylaşılan ortak değerleri artıran yararlı ve birleştirici unsurlardır. Çünkü her ikisinin de ortak amacı insanlara iki dünya mutluluğu sağlamaktır.


 İbadet

İnsanı yaratan ve ona yüksek bir değer veren Yüce Allah, onu başıboş bırakmamış, dünya yaşamında ona çeşitli görevler vermiştir. Bu görevlerden birisi de insanın kendisini yaratan Yüce Allah’a karşı ibadet ve şükür duygusu içinde bulunmasıdır. Yüce Yaratıcının insanın yapacağı ibadetlere ihtiyacı yoktur. Emirlerini yerine getirmediğimiz, yasaklarından kaçınmadığımız zaman O herhangi bir zarar ve ziyana uğramaz. Yapacağımız ibadetler Allah’a olan şükür borcumuzu yerine getirmekten ibarettir. İbadetler, insanın ruhunu yükselten, insana insani özelliklerini kavratıp yaşatan davranışlardır. İbadetler, insanın Allah’ı arayış ve O’nunla ilişki kurma ihtiyacının bir göstergesidir.

Allah’ın bize sayısız iyilikleri ve nimetleri vardır. İnsanı hiç yoktan yaratıp, görecek göz, işitecek kulak, tutacak el, yürüyecek ayak, düşünecek akıl veren Allah’a şükretmesi, emrettiği ve hoşlandığı işleri yapması, yasaklarından kaçınması insan üzerine bir görevdir. Bizi yoktan yaratıp, bize yaşam veren, bütün evreni hizmetimize sunan, bizi üstün bir varlık yapan Yüce Allah’tır. Bize verilen küçük bir hediye ve yapılan iyilik karşısında teşekkür etmeyi ihmal etmeyiz. O halde bizi yaratan, çevremizi güzelliklerle süsleyen, sayısız nimetler ve güzel duygular veren Allah’a olan şükür borcumuzu yerine getirmeliyiz.

İnancımıza göre ibadet, inandığımız ilkelerin günlük yaşamda yerine getirilmesidir. Bu yolla kişi Yüce Allah’a başlılığını her an canlı tutma olanağı bulur. Böylece insan yücelir. Yüce Allah;

“Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım” ( Zariyat 56) buyurmaktadır.

İbadet, inanan insanı Allah’a yaklaştıran en güzel araç, sıkıntılardan koruyan bir sığınaktır. Hayatta bunalıma düşen, ümitsizliğe kapılan insanlar ibadet ederek Allah’ın rahmetine ve huzura kavuşurlar. İnsan ibadet sayesinde, dünyanın maddi bağlarından kurtularak ruhen yükselir.


İnanç

İnanç (iman), Allah’ın Hz. Muhammed’e (s) bildirdiği öğretilerin tamamını kabul etmek ve onaylamak demektir. Bu öğretiler Kuranıkerim’de yer alır.

İmanın 6 esası vardır:

Allah’ın varlığına ve tek olduğuna inanmak
Meleklere inanmak
Kitaplara inanmak
Peygamberlere inanmak
Ahiret gününe inanmak
Kadere, iyilik ve kötülük olarak her şeyin yaratıcısının Allah olduğuna, öldükten sonra kıyamet günü yeniden dirilişe inanmaktır. Diğer inançlar buradaki altı inanca bağlı olarak ele alınır.

Allah'ın bildirdiği inançlara inanarak, boş ve batıl inançlardan korunmuş, treddüt ve kuruntulardan kurtulmuş oluruz.

Allah'a iman, kalbimizi güçlendirir; bize güven verir. Meleklere inanmak, bize iyiliği ve güzelliği sevdirir. Kitaplar yolumuzu aydınlatır. Ahiret, inanan insan için hiç bitmeyecek mutlu sondur.

Kader herşeyin planlı yaratılmış olduğuna inanmaktır; insana varlığın en büyük fotoğrafını gösterir. Kıyamette yeniden dirilmek, ölümün bir son olmadığınıbildirir ve sorumluluğu hatırlatır.

Bu inançlarla donanan insan, bu dünyada başı dik ve onurlu yaşar; davranışlarında hak ölçüsüne dikkat eder; ahirette de mesut ve bahtiyar olur.

Bu web sitesi ücretsiz olarak Bedava-Sitem.com ile oluşturulmuştur. Siz de kendi web sitenizi kurmak ister misiniz?
Ücretsiz kaydol